Medeniyet ve mitoloji kardeş olabilir mi? Düne kadar olmaz derdim ama bugün olur, olabilir diyorum. Bu kardeşliği birkaç yıl önce tanıdığım ve hiç yanından ayrılmadığım hocamız Necmettin Evci’nin verdiği mitoloji derslerinden sonra ilan edebilirim.

Medeniyet dediğimiz şey tek dişi kalmış bir canavarsa Zeus’la kardeş olması normal değil mi? Bilindiği üzere Zeus, Yunan mitolojisinin önemli kahramanlarından biridir. Mitolojiye göre Zeus, Yunan mitolojisindeki en güçlü ve önemli tanrı olan “Tanrıların ve İnsanların Babası”dır. Hayır, aktarmaya çalıştığımız kardeşlik bu değil.

Evet, Zeus’u da anlatacağız. Poseidon, Hades, Hephaestus, Ares vb. tüm mitolojik kahramanları yeniden tanımlayacağız.

İnsanlık tarihi birçok medeniyete ve dolayısıyla birçok mitolojiye tanık olmuştur. Dünya tarihi çok güzel günler gördüğü gibi çok karanlık günler de gördü. İnsanlığın değeri bazen yükseldi, bazen düştü. Rabbimiz insanları doğru yola iletmek için peygamberler gönderdiği gibi insanları saptıran Firavunlar ve Nemrutlar da göndermiştir.

Medeniyetler tarihine bakacak olursak, ilahi imzalara tanık olmamak mümkün değildir. Büyük medeniyetlerin arkasında peygamberlerin olduğuna inanıyorum. Bu imzaya Oğuz Kağan Destanı, Türeyiş Destanı gibi Türk destanlarında ve dünya tarihinin diğer destanlarında rastlamak şaşırtıcı olmaz. Bilim adamları gökyüzünü ve dünyayı ne kadar incelerse incelesin, gerçek her zaman bize göz kırpıyor. Medeniyet istiyorsan medeni olursun.

Medeniyet istiyorsan cesur olacaksın, doğru sözü tutacak, insanlara değer vereceksin. Bilim sizin ayak izleriniz olacak. Bilge insanları baş üstünde tutacaksın.

Peygamberlerin hayatlarını, amaç ve maksatlarını, emek ve uğraşlarını doğru algılıyor muyuz? Hayatları bugün bize ne kadar ışık tutuyor? Bize gelen ilim ve hikmeti onlardan ayırt edebilir miyiz? Yoksa onları çağına hapsederek günümüz gerçeklerine göre mi yaşıyoruz?

Mitoloji dediğimiz nedir? Bir hikâye mi, bir peri masalı mı, bir dedikodu mu? Yoksa hayatın gerçekleri mi?

Kafamızı kumdan çıkardığımızda güneşi görebileceğiz. Bazen Sanat Tarihini anlatan bir hoca (Necmettin Evci) felsefe ile tefsiri bir araya getirip güzel bir anlatımla yüreğinize aktaracak, bazen bambaşka bir duygu sizi esir alıp kafanızı kumdan çıkaracaktır. Gerçek, saklandığı yerden er ya da geç çıkacaktır.

Ortadoğu’daki akbabalar leşin peşindeyse, gerçeği ortaya çıkaran bir aynadan başka bir şey değildir. İnsanlık olarak çöküş ve yıkım yaşıyoruz. Bu yıkımda hepimizin parmağı var. Yeni bir medeniyet gelecekse, o medeniyetin küllerimize ihtiyacı var.

Lût kavmi boş yere pis işlere bulaşmadılar. Bilinen sapıklıkları yıkıma yol açsa da bir medeniyetin kapısını açmadığı açıktır.

“Andolsun ki elçilerimiz İbrahim’e müjde getirdiler ve ‘selam’ dediler. 0 da: ‘Selam’ dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

“Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine korku düştü. Dediler ki: ‘Korkma! (Biz melekleriz.) Lut kavmine gönderil¬dik.” (Hud, 69-70)

Melekler, Lût kavmini yok etmeye geldiklerinde Mısır medeniyetinin müjdesini verdiler mi? Tefekkür etmemiz gereken birçok konu var. Işık istiyorsak, karanlığı aydınlatmak için mücadele etmeliyiz. Mısır uygarlığı birdenbire ortaya çıkmadı. Tıpkı Mısır firavunları gibi!

Tıpkı Hz. Musa’yı çok rahatsız eden bir Firavun olduğu gibi.

Hz. Yusuf’u makam sahibi yapan Firavun’dur! Bildiğimiz gibi, Mısır medeniyetinin yöneticileri firavun değil miydi? Tarihi nasıl okursak okuyalım düz mantıkla bir yere varamayız.

Hz. Musa’nın asası sadece sihir numarasıyla açıklanabilecek bir ejderha olup büyücülerin büyüsünü bozabilir mi? Bu meşhur ayetler o döneme ait önemli ipuçları içermiyor mu? Buradaki bilim ve irfan sadece büyücülük mü? Büyük kitabımızın bize sunduğu nimetlerden istifade etmeliyiz. Sihirbazlar veya büyücüler, zamanın önemli bilim adamları ve bilim adamları, filozofları ve din adamları olabilir mi? Medeniyet çağında bir kral, Firavun peygamberin önüne bir sihirbaz mı getirir? Bunları analiz etmeye, düşünmeye ve araştırmaya devam edeceğiz.

Bilinmelidir ki Yunan mitolojisindeki karakterler insandır – yöneticilerdir ve insanlar bu yöneticilere saygı duymaktan geri kalmazlar. Orada çok fazla sevgi ve saygı var. Bugün, o büyük bilim ve fikrin doğduğu dönem olan Yunan uygarlığının yöneticilerini mitolojik kahramanlar olarak anabiliriz. Mitoloji çağın gerçeklerini gözler önüne sermekte ve güncel tutmaya devam etmektedir.

Lat, Uzza, Menat gibi Arap putlarını bu şekilde değerlendirmek yerinde olur. İnsanların putperestliğini ve daha sonra liderlerinin putlaştırılmasını psikoloji bilimine bırakalım. Bu da işin başka bir boyutu. İslam dini gönderilmeden önce Mekke’de yöneticilik yapan iki isimden biraz bahsederek yazımızı bitirelim. Peygamberimiz peygamberliğini ilan etmeden önce, bugün Ebû Cehil ve Ebû Leheb dediğimiz bu iki yöneticiye kimse laf edemezdi. Bu iki kişi Mekke için çok önemliydi. Ebu Cehil bir bilim adamı ve yönetici olarak önemli olduğu gibi, Ebu Leheb de bir din adamı kadar önemliydi. İslam dini Mekke’de yayılmaya başlayınca ikisinin de düzeni bozuldu. Düzen bozulursa kavga başlar.

Durum bugün de farklı değil. Düzensizlik bir mücadele başlatır. Nerede bir kavga varsa, orada işleri ve düzeni bozulan kimseler vardır. Çağlar geçer ama süreç değişmez.

Bu yüzden Medeniyet ve Mitoloji kardeştir. Eşdeğer ve çağdaştır. Mitolojinin ortaya çıktığı yerde büyük medeniyetler vardır. Bir çöküşün olduğu yerde yükselmeye başlayacaktır.

 

Muhammed Işık

Muhammed Işık

Anadolu Üniversitesi İşletme, Medya ve İletişim mezunu. Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şubesi YK Üyesi, Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Genel Sekreteri ve Gerçek Tarih Dergisi Yayın Koordinatörü. Yayınlanmış iki kitabı vardır (Gönülden Dimağa, Akıldan Kalbe Esintiler).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.