Anadolu tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Medeniyetlerin öne çıkan bir konusu dindir. Antik kentler incelendiğinde daha çok dini tapınaklar ve çizimler görülmektedir. Din, insanın sosyal yapısını belirleyen önemli bir faktördür ve yerleşik hayata geçişin önemli sembollerinden biridir.

Siirt’in ilk yerleşim yeri olarak kullanılması M.Ö. 3000 yıllarına dayanmaktadır. Özellikle hayvancılık için yerleşim yerleri olduğu düşünülse de daha sonra Süryanilerin ve Müslümanların dini merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Siirt’in evliyalar diyarı olması boşuna değil. Anadolu’ya gelen Türklerin (alperen) ilk yerleşim yerlerinden biridir. Hoca Ahmet Yesevi Hz. Erenleri Anadolu’ya yerleştiği gibi dünyanın birçok köşesine de yayılmış ve yöre halkının maneviyatını etkilemiştir.

Siirt’te bir Tabiin olan Veysel Karani’nin türbesi de bulunmaktadır. Veysel Karani’nin türbesinin bulunduğu bu topraklar pek çok dervişin uğrak yeri olmuştur. Bu vesileyle önemli medreseler inşa ediliyor. Bu medreseler halen eğitimlerine devam etmektedirler.

Siirt’in Tillo ilçesinde bulunan İsmail Fakirullah Türbesi, öğrencisi Erzurumlu İbrahim Hakkı tarafından yaptırılmıştır. Türbenin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne (2015) eklenmesine neden olan olay ise ışık olayıdır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, çok değer verdiği hocası için “Öğretmenimin başucunda doğmayan güneşi ne yapayım” diyerek türbe için özel bir mekanizma yaptırdı. Ekinoks günlerinde (21 Mart – 23 Eylül) Erzurumlu İbrahim Hakkı tarafından yaptırılan bu mekanizma ile gün doğumu ile birlikte hocasının mezarına ve başucuna ilk ışıklar ulaşır.

Şeyhül Hazin Türbesi, Şeyh Muhammed Kazım Türbesi ve Sultan Memduh Türbesi de tarih ve medeniyete ışık tutan dini mekanlardır.

Siirt’in çok eski yerleşim yerlerinden biri olduğuna dair örnekler de var. Erzen Harabeleri, Kormas Kalesi, Botan Mağaraları akla gelen önemli tarihi yerlerden bazılarıdır.

Siirt Ulu Camii ve Hıdru’l Ahdar (Cumhuriyet) Camii unutulmamalıdır.

Tillo semtindeki Tillo Kalesi yakınındaki cam terastan ve Botan Vadisi’ne giderek görsel şöleni izlemek mümkün.

Siirt’in meşhur yemişi Siirt fıstığını da unutmayalım.

Şehir bal üretimine de önem veriyor.

Şehir halkı, azizlerin maneviyatından çok etkilenir. İnsanların misafirperverliği ve samimiyeti takdire şayan. Siirt’in gündeminde artık terör yok. Siirt (Azizler Diyarı), Anadolu’nun ruhani iklim boyası ile boyanmış güzide şehirlerinden biridir. Görülmesi, ziyaret edilmesi, kalınması ve Büryan Kebabının tadına bakılması gereken yerlerden biridir.

 

(Muhammed Işık)

Avatar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir