Edebiyatımızın usta kalemleri birer hazine olarak bizlere bıraktıkları eserlerinin içine öyle kahramanlar yerleştirmişlerdir ki bazen tüm kitap o kahraman olur. O kahramanla üzülürüz, güleriz ve şaşırırız. Gelin birlikte edebiyatımıza yer edinmiş sıra dışı kahramanlara birlikte bakalım.

 

ŞİZOİD BİR OTEL KATİBİ: ZEBERCET (Anayurt Oteli-Yusuf Atılgan)

İlk kahramanımız Yusuf Atılgan’ın en çok okunan eserlerinden biri olan Anayurt Oteli romanından Zebercet’tir. Romanda Zebercet şizoid kişilik bozukluğu yaşayan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Bu hastalık içerisinde bulunan insanlar dikkatini dış dünyadan ayırmış toplumdan uzaklaşmış soğuk ve hissiz insanlar için tanımlanan bir hastalıktır.

Roman Anayurt Oteli’nin on sekiz yıldır katipliğini yapan Zebercet’in Ankara treni ile gelen bir kadından hoşlanmasını ardından hayatını değiştirmeye yönelik girişimlerini ve bu girişimlerin getirdiği varoluşsal buhranları ikilemleri ve Zebercet’in acı dolu macerasını konu edinir.

 

SELİM IŞIK (Tutunamayanlar-Oğuz Atay)

Türk Edebiyatı’nın klasikleri arasında yer alan romanlardan biridir Tutunamayanlar. Yerine göre kasvetli okuyucuyu kendine bağlayan ve alışılmış değerlere baş kaldırmasıyla yayımlandığı döneme ve günümüze damgasını vurmuş bir eserdir.

Kahramanımız Selim Işık çocukluğundan beri toplumla uyuşamayan insanlarla ortak paydada olacağı ev, okul ve iş çevresinde her zaman etrafına duvarlar örmüş bir karakter olarak karşımıza çıkar. Oğuz Atay romanda Selim Işık’ı öyle bir konumlandırmıştır ki Selimcilik adını verdiği bir olgu ortaya çıkmıştır. Bu olgunun özellikleri ise doğruluk, içtenlik, sözünün eri olmak sayılabilir ve bu özellikler Selim Işık’ın bu durumda olmasına sebebiyet veren özelliklerdir.  Oğuz Atay, Selim’in durumunu şu sözlerle anlatmıştı: “Bu duruma nasıl geldim? Neden bana yaşamasını öğretmediler? Neden bana, bizden bu kadar gerisini sen bulup çıkaracaksın dedikleri zaman isyan etmedim? Hayata atılmak gibi bir çılgınlığı nasıl yaptım? İnsanların dünyasına atılmayı nasıl göze aldım?” (Syf-607)

 

 

HAYRİ İRDAL (Saatleri Ayarlama Enstitüsü-A. Hamdi Tanpınar)

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi’nin sağlıklı olduğu dönemde yayımladığı son romandır. Roman 19.YY batılılaşma ve modernleşme serüvenini eleştiren bir yapıt olarak karşımıza çıkar.

Romanın ana karakteri olan Hayri İrdal Padişah II. Abdülhamit, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerini görmüş bir şahsiyettir. Çocukluğunda yanında çalıştığı muvakkidin (güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kimse) sayesinde saatlere ve zamana meraklı bir şahsiyettir. Gündelik hayattan sıkılmış geçmiş ve gelecek arasındaki boşlukta savrulan Hayri İrdal Saatleri Ayarlama Enstitüsü için çalışmaya başlayınca çevresi tarafından takdir edilen bir kimse haline gelir. Hayri İrdal çocukluğunda yaşadığı baba baskısı sebebiyle kişiliğini oturtamamış her zaman birileri tarafından yönetilmeye mahkum edilmiş ve bunun yaşamı boyunca acısını çekmiştir.

Ömer Faruk Özdemir

Ömer Faruk Özdemir

Karabük Üniversitesi Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi öğrencisidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.