Derin Yoksulluk kavramı nedir?

Yoksulluk kavramına sadece Türkiye özelinde değil Dünya genelinde bakmak gerekiyor. Bildiğiniz gibi klasik söylemler var, mutlak ve göreceli yoksulluk gibi. Fakat şu anda özellikle ekonomik kriz, iklim krizi, pandemi ve savaş koşullarında bu klasik kavramlardan sıyrılmak gerektiğini düşünüyorum. Bu yalnızca benim düşüncem değil. Pandemi ve iklim krizi sonrası bu kavramlar yeniden masaya yatırıldı ve yoksulluğun tanımı yeniden yapılmaya başlandı. Belki bundan sonraki yıllarda da bu tanımlar değişebilir. Çünkü yoksulluk çok karmaşık bir şey ve ben her girdiğim hanede yoksullukla ilgili yeni bir şey öğreniyorum.

Mutlak yoksulluk gıda üzerinden, göreceli yoksulluk biraz daha geniş bir bağlamda hesaplanıyor ailelerin yaşam koşullarına bakıyor ama asıl bakmamız gerekenin çok boyutlu yoksulluk olduğunu düşünüyorum. Çünkü hanelerdeki bireylerin her birinin yoksulluğunun ölçülmesi gerekiyor. Bugün baktığımızda yaşlı yoksulluğu ve yalnız yaşayan bir annenin yoksulluğu arasında çok büyük farklar var. Ya da bir çocuk yoksulluğunu ayrıca ele almamız gerekiyor.

Yoksulluğa aynı zamanda yoksunluk üzerinden, yapabilirlik, insanın yetenekleri üzerinden de bakmamız gerekiyor. Ancak böyle baktığımızda yoksulluğun azalabileceğini düşünüyorum.

Ekonomik krizin büyümesi ve derinleşmesinden en fazla etkilenenler yine yoksullar oluyor. Aniden bir basamak daha aşağı düşüyorlar. Örneğin Dünya Bankası’nın 250 bin ekstra ölüm olacak dediği topluluklar bu kronik, kırılgan topluluklar. Bu sebepten ötürü bu konuya hala mutlak yoksulluk, göreli yoksulluk gibi bakılmaması gerekiyor.

Şu anda Dünya’nın yoksulluğun gizli, çok boyutlu hallerini de ölçtüğünü görüyoruz. Örneğin utan boyutu, bir çocuğun beslenme çantasına bir şey koyamadan okula gitmesindeki utanda hali ölçülüyor. Ya da yoksulluğun getirdiği stres ve yetersiz beslenmenin çocukta öğrenme güçlüğüne neden olması en önemli olanlar arasında yer alıyor. Gelişim bozukluğu olan bir çocuğun yetersiz beslenme ile doğrudan ilişkisine ve bunların tümüne hem çocuk hakları hem insan hakları perspektifinden bakmamız, ona göre ölçmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Kadın Yoksulluğu nedir?

Evet, erken yaşta evlilikler bunun bir göstergesi aslında. Bakıldığında bir hanede yoksulluktan en fazla etkilenen kadınlar oluyor. Çünkü, hane içerisinde zaten eşitsiz bir durum var. Kadın hane içerisinde şiddete maruz kalıyorsa ve aynı zamanda bir derin yoksulluk şartlarında yaşıyorsa, bir şekilde o hanenin dışında yaşayacak imkanları olmadığı için o şiddete katlanmak durumunda kalıyor.

Ben kadınlarla görüştüğüm zaman öyle kolay bir şekilde “sığınma evlerine gidelim’’ ya da “kendimize bir avukat tutalım’’ gibi düşünemiyorlar. Hem kurumlara ulaşmakta zorluk çekiyorlar hem de gerçekten böyle bir olanakları yok.

Aile evlerine gittiklerinde ailesinin de aşırı bir yoksulluk içerisinde olduğu durumlar olabiliyor dolayısıyla orada da kendisini ayakta tutacak bir durum söz konusu olmuyor.

Bir de bunların dışında yoksulluk yaşayan ailelerde o evi idare eden, yoktan var eden ve geçim stratejisi ortaya koyanlar da kadınlar. Örneğin pandemi dönemi ve ekonomik krizle çokça tanık oldum farklı hanelerde. Bebeğine mamama alamadığı için onun stresini yaşayan, ona alternatif gıdalar düşünen, komşudan alan…Yoğurda alıştıran, püre yapan un çorbası yapan… Bütün bunları aslında düşünen ve o stresi yaşayan kadınlar. Ya da buzdolabını çalıştıramayan, doğalgazı kapatan, ışığı kapatan kadınlar…

O evi idare etmeye çalışan kadınlar için bu büyük bir stres. Özellikle çocukla ilişkisinde büyük bir stres. O yüzden CHP’nin kadınlarla ilgili ‘’Aile Destekleri Sigortası’’ projesi var.  Bu proje kadınları güçlendiren bir proje. Çünkü, ‘’Aile Destekleri Sigortası’nda’’ kapsamında sabit maaşı alacak olanlar kadınlar. Bir maaş kartı olacak ve gidip kendisi çekecek, aileyi idare edecek. Kadını özgürleştiren bir proje olmasıyla ben de projeyi çok önemsiyorum.

Çocuk Yoksulluğu nedir?

Yoksulluğun azalması için sizin de sorduğunuz gibi kadın yoksulluğu, çocuk yoksulluğu gibi ayrı ayrı ele alınması gerekiyor. Çocuk yoksulluğu önemli bir kavram. Çünkü, çocuk yoksulluğunu önlediğiniz zaman yetişkin yoksulluğunu da engellemiş oluyorsunuz. Devredilen yoksulluğu engellemiş oluyorsunuz. Ayrıca kuşaklar arası devam eden devredilen yoksulluğun da önüne geçmiş oluyorsunuz. Benim yoksul mahallelerde şahit olduğum en önemli konu, çocukların ‘’erken çocukluk eğitimi’’ni alamıyor ve bu imkanlardan yoksun olmaları. Aslında bu durum devredilen yoksulluğun da en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Bu yoksul mahallelerde ücretsiz kreşler ya da ‘’erken çocukluk eğitimi’ni’’ alabilecekleri bir yer yok.

Ayrıca hayatı boyunca aynı yoksul mahallenin dışına çıkmamış çocuk hayatında ilk kez sosyal bir kurum olarak nitelendirebileceğimiz okula başladığında çoğunlukla anne ve babasının da okuma yazması olmaması sebebiyle okulda da öğretmenini anlamakta zorluk yaşıyor. Ve birçoğu ‘’özel eğitim’’e gidiyor. Bunun nedenlerinden biri yetersiz beslenme nedeniyle öğrenme güçlüğü çekiyor olmaları.

Bu çocuklarla özel olarak ilgilenilmediği için bir zaman sonra okulu bırakıyorlar. 2020-2021 öğretim yılında 160 bine yakın çocuğun okula dönmediği biliyoruz ve bu çocukları takip eden bir mekanizma yok. TÜİK’in 2019 yılına ait Çocuk İşgücü Araştırması’na göre 5-17 yaş arası çocukların istihdam oranı %4,4, bu oranda çocukların %34,3’ünün eğitimine devam etmediğini gösteriyor. Bu çocukların %23’ü sanayide %45’i hizmet sektöründe %30’u da tarım sektöründe çalışıyor. Ve her zaman söylediğim gibi okulda olmayan, sokaktaki çocuk risk altındadır.

Yoksullukla ilgili çözüm önerileriniz neler?

Yoksullukla ilgili çalışanların, daha farklı bakış açıları geliştirmesi gerekiyor. Klasik söylemlerin dışına çıkmaları gerekiyor. Bunun da en önemli yolu yoksul mahallerde, o evlerin içinde olmak. Çocuk yoksulluğunu da yaşlı yoksulluğunu da o mahalle ve sokaklarda anlayabiliriz. Teorik bilgi ve o yoksul mahallelerin bir arada götürülmesi gerekiyor. Yalnızca teoriye bağlı kalarak yoksulluğu anlamamız mümkün değil.

Devletin ve kamu kurumlarının yaptığı projelerde yoksulların dahil edilmesi, söz sahibi olması gerekiyor. Yoksullukla ilgili sürdürülebilir projelerde yapılması gereken ilk şey temel ihtiyaçların giderilmesi. Daha sonrasında yapılacaksa, mesleki eğitimler verir insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları anlatır, kapasite geliştirirsiniz. Ama bu süreçte bu ailelerin temel ihtiyaçlarını düşünmemeleri gerekiyor.

Tabii ki en önemli şeylerden birisi de sosyal yatırımlar. Birilerini zenginleştirmek yerine yoksulluğu azaltacak projelerin yapılması gerekiyor.

Sosyal yardımların miktarının yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

TÜİK’in açıkladığı %13,8 sürekli yoksulluk oranı, kronik yoksulluğun, kalıcı yoksulluğun arttığını gösteriyor. Bu da yoksul insanlara verilen sosyal yardımların miktarının ne kadar az olduğunun ve aynı zamanda ne kadar işe yaramadığının bir göstergesi. Aile Bakanlığı’nın verilerine göre 141 bin çocuğun bakıma muhtaç olduğunu ve sayılarının arttığını görüyoruz. Bu sayı içerisine okulu terk etme oranının yüksek olduğu ve yetersiz beslenmenin olduğu en riskli grup da dahil. Bu çocuklara verilen sosyal yardımların miktarları çok düşük 65 lira 100 liradan başlıyor, belki evde bakım ücreti biraz daha iyi ama onunla artan gıda fiyatları, artan kiralar karşısında ayakta kalmaları mümkün değil. Üstelik bunların birçoğu günlük işlerde çalışan insanlar ve bu miktarlar çok düşük. Ama her şeyden önce bunların bir sosyal yardım değil, sosyal hak olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu sorunu tartışan ekonomistlerin, yoksulluk uzmanlarının ya da yoksul üzerine konuşan herkesin ne konuştuğunu bilmesi gerekiyor. Ezbere bir şekilde sosyal yardımlar tembelliğe sebep oluyor diye bakmadan yani hiçbir hanenin içerisine girip çayını içmeden, ziyaret etmeden, o mahallelerde olmadan; bir gün değil ama seyirlik de değil fotoğraf da çekmeden gerçekten önce anlamak gerekiyor.

Taha Ömer Işık

Taha Ömer Işık

Ankara Üniversitesi Gazetecilik, İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi. Borsa İstanbul ve Kripto borsasına ilgili. Youtube üzerine üretilen içeriklerde ilk olma özelliği taşıyan ytbilgi kurucu editörlerinden. Reklambulutu başta olmak üzere birçok dijital projesi bulunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.