Dört büyüklerin hegemonyasına son verip şampiyon olma başarısı gösteren Bursaspor’un çöküşüne neden olan olayları birlikte inceleyelim.

Çöküşü anlamak için tarihte 2007 yılına gitmemiz lazım. 1985-1986 yılında yönetim kurulunda yer alan, 1988-1989 yılında da üç sezon boyunca kulüp başkanlığı yapan İbrahim Yazıcı bir kez daha kulübün başkanlığına seçildi. İlk döneminde amatör Bursaspor 1.Lig’e çıktı. Tesisleşmeleri hızlandırdı, antrenman sahalarını ışıklandırdı. 1992 yılında siyasete atıldığı için başkanlığı bıraktı. 2007 yılında tekrar Bursaspor başkanlığına seçildi. Teknik direktör olarak Samet Aybaba ve Güvenç Kurtar ile çalıştıktan sonra 2008-2009 yılında takımı Ertuğrul Sağlam’a emanet etti. Yeşil beyazlılar ligi 6.sırada bitirerek UEFA şansını kıl payı kaçırdı.

Takımın bu başarısı bir sonraki sezon için beklentileri yükseltti. Avrupa hedefiyle yola çıktıkları sezonda alınan iyi sonuçlar sonrası hedefler büyüdü. Sezonun son maçında Fenerbahçe evinde Trabzonspor ile berabere kaldı. Bursaspor Beşiktaş’ı evinde 3-2 mağlup etti. Bu sonuçlar Bursaspor’u Süper Lig tarihinin 2009-2010 sezonu şampiyonu yaptı. Türkiye’nin beşinci büyük takımı yakıştırmaları yapıldı. O dönemde başarıları devam eden Bursaspor, sonraki sezon Şampiyonlar Ligi’nde yer aldı ve ligi de 3.sırada tamamlayarak UEFA Avrupa Ligi’ne katılma şansı elde etti. Kulübün istikrarlı yapısı hem İbrahim Yazıcı’yı hem de şehri mutlu ediyordu. 2011-2012 sezonunda takım 20 yıl sonra Türkiye Kupası finalinde yer alarak bir sonraki sezon da Avrupa’da mücadele etme hakkını kazandı. 2012-2013 sezonunda bir kez daha Avrupa Ligi elemeleri hakkı kazanarak üst üste 4 sezon Avrupa macerası yaşadı. Her şey güzel giderken bu başarılarda büyük emeği olan başkan İbrahim Yazıcı, 7 Mayıs 2013 günü hayatını kaybetti. Ne olduysa bundan sonra oldu.

İbrahim Yazıcı’nın vefatından sonra 2013-2014 sezonunda kulüp başkanlığına Erkan Körüstan geldi. Başkan Körüstan, kulübün 25 milyon TL borcunun olduğunu açıkladı. Eski yönetim ise bu duruma itiraz etti ve borcu kabul etmedi. Yeni yönetim döneminde 22 bin kombine satıldı. Ozan Tufan ve Enes Ünal A takıma çıkarıldı. Transferde kesenin ağzı açıldı. Teknik direktör C.Daum’un yanı sıra Frey ve Taiwo ile sözleşme imzalandı. İki oyuncunun yıllık maliyeti 3 milyon Euro’yu buluyordu. O sezon takıma pek katkısı bulunmayan Renato Caja’nın maliyeti 1 milyon Euro’ydu. Menajerlere verilen paralar abartılı bir şekilde artış gösterdi. İbrahim Yazıcı döneminde %5 civarındaki menajer komisyonu bu dönemde %30 civarına yükseldi. Harcanan paralar sonrası yeşil beyazlılar ligi 8.sırada bitirince taraftarın tepkisi sonrası yönetim bir kez daha değişti.

Recep Bölükbaşı Bursaspor’un 2014-2015 sezonunda başkanlığa seçildi. Şenol Güneş gibi büyük bir teknik adam Bursaspor takımının başına geçirildi. Transferde yine kontrolsüz harcamalar yapıldı. Ligin en heyecan verici futbol oynayan takımlarından biri olan Bursaspor sezon sonunda 6.sırada yer aldı. Bu dönemde Başkan Recep Bölükbaşı eski yönetimin 30 milyon TL kredi çektiğini açıkladı. Kendilerinin de kredi çektiğini belirterek oyuncu ve personel giderleriyle birlikte borcun 90 milyon TL’yi bulduğunu, gelirlerin ise 45 milyon TL civarında olduğunu açıkladı. 2014 yılında FFP devreye girdi ve Bursaspor Avrupa kupalarından bir yıl men cezası aldı.

Tehlikenin farkında olmayan Bursaspor yönetimi 2015-2016 sezonunda transferlere devam etti. Dszudszak, De Sutter, Batalla, Advincula, Josue, Hosogai gibi oyuncuların bulunduğu tam 19 transfer yapıldı. Takımda yalnızca iki ay forma giyen ve beğenilmeyen Sedat Berisha’nın maliyeti ise 113 bin Euro’ydu. Güzel bir kadro kuran Bursaspor ligi 11.sırada tamamladı. Bursaspor Bakambu, Enes, Ozan gibi takımın yıldızı olan futbolculardan 70 milyon TL kazansa da bu paraların nereye harcandığı konusunda belirsizlik söz konusu. Sezon içerisinde günden güne kötüleşen ekonomi sonrası açıklanan borç tam 270 milyon TL’ydi. Bu dönemde yeni stadyum da açıldı. Eski stadyumun yıkılması taraftarı yaraladı. Yeni stadyumun eskisinin yerine yapılması için söz veren yetkililerin sözünü tutmaması psikolojik olarak herkesi kırdı.

Recep Bölükbaşı’nın ardından başkanlığa Ali Ay seçildi. 270 milyon TL borçla kulübü devralan yeni başkan, şehrin ileri gelenleriyle görüşüp mali kriz için çözüm arayışına girdi. Kısa vadeli borçlar yapılandırıldı ama borç azalmadı. Sadece kısa vadede ödenmesi gereken 209 milyon TL’nin 90 milyon TL’ye düşmesi sağlandı. Sezonun gelirleri de bir önceki sezonda parası ödenmeyen oyunculara dağıtıldı. Satılan oyuncuların parası da borçlara gitti. Takım bu mali krizde 2016-2017 sezonunu 14.sırada, 2017-2018 sezonunu da 13.sırada tamamladı.

Ali Ay 2018-2019 sezonunda yeniden başkanlığa seçildi. Borç 453 milyon TL olarak açıklandı. Takımın başına Samet Aybaba getirildi fakat ligi 16.sırada tamamlayan Bursaspor küme düşmekten kurtulamadı. Bursaspor’un ekonomisi öyle kötü hale geldi ki kulübün yakıt borcunu Bursa Büyükşehir Belediyesi ödedi. Sezon sonunda borç 491 milyon TL’ye çıktı. 2016 yılında yöneticilere 18 milyon TL borcu bulunan kulübün yalnızca üç yıl içerisinde yöneticilere olan borcu 107 milyon TL’ye çıktı. Yönetici borçlarının döviz cinsinden olması da çöküşü hızlandırıyordu. Herkes kendi cebini düşünürken Bursaspor batıyordu. Takım otobüsü haczediliyor, oyuncu ve personel maaşları ödenemiyordu. Bursaspor iyice çıkmaza girmişti.

2019-2020 sezonunda Spor Toto 1.Lig’de yer alan Bursaspor’un yeni başkanı Mesut Mestan oldu. Başkan Mestan, Kasım 2019’da kulübün borcunu 447 milyon TL’ye düşürdü. Ağustos 2020’ye gelindiğinde ise borç yeniden yükseldi ve 492 milyon TL olarak açıklandı. Bursaspor bu sezon play-off yarı finalinde Adana Demirspor’a elendi ve Süper Lig’e çıkma şansını kaçırdı.

Mesut Mestan sonrasında görevi devralan isim Erkan Kamat oldu. Kamat, Mesut Mestan’ı kulübe altın verip kazanç sağlamakla suçladı. Mestan bu iddiayı yalanladı. Bir yandan kulübün mali sıkıntıları çığ gibi büyüyor, bir yandan da sıfır bütçeli genç takım Mustafa Er yönetiminde ligde çabalıyordu. Erkan Kamat ‘’Hatıran Yeter Kampanyası’’ düzenleyerek kulübe katkı sağlamaya çalıştı. Kampanyadan 1 milyon 167 bin TL toplandı fakat bu para beklentilerin çok uzağındaydı. Başkanın bu dönemdeki en önemli hatası takımın potansiyelli oyuncusu Ali Akman sürecinin doğru yönetilememesiydi.

2021-2022 sezonunda Hayrettin Gülgüler yönetimi Emin Adanur liderliğinde başkanlığa seçildi. Emin Adanur seçim vaadi olarak kulübe sıcak para akışı sağlayacağını söylemişti. Dediğini de yaptı. Hem kendi kaynaklarını kulübe aktardı hem de sponsorluk anlaşmaları yaptı. Bursaspor’un kapalı olan transfer tahtasını açtı. Önceki yönetimlerin hatalarını tekrarlayarak gereğinden fazla transfer yapıp bu transferlerden verim alamadı. Dört teknik adam değişti. Potansiyelli oyuncular ederinin altında Trabzonspor’a satıldı. Alınan kötü sonuçlar sonrası da Bursaspor tekrar seçime gitmek zorunda kaldı.

Yönetim Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne, oraya bağlı olan Ömer Faruk Banaz’a geçti. Banaz, borcun 1 milyar TL olduğunu açıkladı. Bursaspor’u kapatıp Bursa FK’nın kurulmasını önerdi fakat taraftar bu olaya tepki gösterdi.

Sonuç olarak Bursaspor 2.Lig’e düştü. Bursaspor gibi bir kulübün yanlış yönetim, çıkar ve ego çatışmaları arasında çöküş yaşaması, 12 sene içerisinde zirveyi de dibi de görmesi bir futbolsever olarak beni derinden yaralıyor. Sadece Bursaspor değil birçok kulübümüz yanlış yönetimler sonucu batmanın eşiğinde, bazıları battı bile.

 

 

Emre Tokdemir

Emre Tokdemir

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım 4.sınıf

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.