45 yıl önce bugün 1 Mayıs’a kara çalındı. İşçinin, emekçinin bayramı kana bulandı. Yarım asır önce bugün Taksim’de bir oyun kurgulandı. Her şey planlıydı. 20 dakika içinde sahnelendi ve perde kapandı. Üzerinden yıllar geçmesine karşın “suçlular” bulunamadı. Olan orada feci şekilde can veren 34 insana oldu…

O yıllarda sol gruplar içerisinde Sovyet yanlıları ile Çin yanlılarının arasındaki gerilim iyiden iyiye artmıştı. Daha birkaç gün önce iki grup arasındaki çatışmalarda üç kişi öldürülmüştü. Bu grupların 1 Mayıs’ta kozlarını paylaşabilme ihtimali çok yüksekti. Bayramı organize eden DİSK’te gerilimin farkındaydı. Olası kargaşaları önlemeleri için eli sopalı 20 bin işçiyi görevlendirecekti. İstanbul Emniyeti ’de11 bin polis ile alandaki yerini alacaktı. Hangi grubun meydana nereden geleceği önceden planlanmıştı.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte garip bir hareketlilik yaşandı.  Taksim’in yakınlarındaki belli başlı noktalara kimsenin tanımadığı bazı kişiler yerleşmeye başladı. Bu kimselerin bir kısmı Taksim’in göbeğindeki InterContinental Otel’inin 213, 510 ve 713 numaralı odalarına yerleşti. Dönemin Cumhuriyet Savcısı Muhittin Cenkdağ yıllar sonra yapacağı açıklamada, bir gün öncesinde otelin birtakım Amerikan isimli kişiler tarafından kapatıldığını ve bu kişilerin otele kayıtsız girdiklerini iddia edecekti.

Bu kimliği belirsiz kişilerin bazıları Sheraton Otel’in çatısında mevzilendi. Bir kısmı da Sular İdaresi’nin duvarına çıktı. Kimse bu insanların kim olduğunu sorgulamadı. Kimlikleri de hiçbir zaman belirlenemedi. Öğlen saatleri itibariyle sol gruplar iki koldan taksime doğru gelmeye başladılar. Şarkılar, türküler, sloganlar eşliğinde işçi, öğrenci, genç, yaşlı yüzlerce insan meydanı dolduruyordu. 1 Mayıs kutlaması tarihinin en büyük katılımına sahne oluyordu.

DİSK’ten sonra en geniş çaplı katılımı sağlayan Dev-genç alana sokulmak istenmedi. 50 bin kişilik grup güvenlik koridorunu yararak zorla alana girdi.

Alana sokulmak istenmeyen bir başka grupta Çin yanlısı Maoculardı. Tarlabaşı’nda durdurdular. Disk genel başkanı Kemal Türker gecikmeli de olsa konuşmasına başladı. Konuşmasının sürdüğü esnada Tarlabaşı’ndaki gruplar arasında bir gerilim yaşandı. İlkin bir el silah sesi duyuldu. Ardından ikinci el patladı. O kalabalıkta silahın nereden ateşlendiği anlaşılmadı. İnsanlar paniklemişti. Ne olup bittiği anlaşılmadan alana dört bir yandan yaylım ateşi açıldı. İlk ateş sular idaresinin üzerinden geldi. Elinde uzun namlulu silahlar olan iki üç kişi kalabalığın üzerine ateş açtı. Kaosa oteldekiler de katıldılar. Buradaki tetikçiler namlularını DİSK Başkanı’nın konuşma yaptığı kürsünün çevresine doğrulttu. Yani hedeflerinde Dev- Genç vardı. İnsanlar panik halinde kaçarken sahneye bu kez beyaz renkli bir Renault çıktı. Camları tamamen açık olan araçtan aralıksız ateş ediliyordu. Tüm bu kaos yetmezmiş gibi panzerler de alana girip su ve gaz bombalarıyla müdahalede bulundu. İnsanalar bu hengameden kurtulmak için Kazancı Yokuşu’na doğru yöneldi. Binler birbirini ezerek alandan çıkmaya çalışıyordu. Halihazırda dar olan yolun ortasına bir de kamyon konulmuştu. Sanki bilerek kapatılmak istenmiş gibiydi yol. İnsanların bir kısmı o dar alanda ezilerek can verdi. Yaklaşık yirmi dakika süren kaos bittiğinde geride savaş meydanını andıran bir taksim, 34 ölü ve yüzlerce yaralı vardı.

Olaylara ilişkin 470 kişi gözaltına alındı. Kısa bir süre sonra suçlu bulunmayarak serbest bırakıldılar. Devam eden yıllarda 98 kişi hakkında dava açıldı. Yargılama 12 yıl sürdü. Yargılananların arasında hiç polis yoktu. Davalar tekrar tekrar açıldı fakat bir sonuca bağlanmadan zaman aşımına uğradı. Kimileri bu eylemin sorumlusu olarak Pentagon’u işaret etti kimiler ise devlet içinde yuvalanan Kontrgerillayı.

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve asıl suçluların bulunup cezalandırılmasını isteyen savcılar görevden alındı. Dosya kapatıldı. Kanlı 1 Mayıs Türkiye’nin karanlığına gömüldü ama vicdanlardaki yeri hiçbir zaman eksilmedi.

Ölenlerin anısına saygıyla…

Tüm emekçilerin bayramı kutlu olsun.

Fatmanur Zırh

Fatmanur Zırh

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi gazetecilik bölümü ile İstanbul AUZEF Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde öğrenim görmekte. Siyaset başta olmak üzere tarih, resim ve tiyatro ile ilgilenmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.